12 Şubat 2018 Pazartesi

Yusuf Akçura Hayatı

Yusuf Akçura Kimdir Hayatı
Yusuf Akçura Hayatı

YUSUF AKÇURA;  1876’da Moskova’da doğdu. Kırım Türkeri’nden aristokrat bir ailenin mensubuydu.

2 yaşında babasını kaybetti ve 7 yaşına gelmeden annesiyle İstanbul’a göç ettiler.

1895 yılında Harbiye Mektebi’ne girdi. Okulun 2. sınıfında iken Türkçülük hareketlerine katılmaktan dolayı 45 gün ceza aldı.

Askeri mahkeme tarafından müebbet olarak Fizan’a sürgün edildi ve askerlik­ten uzaklaştırıldı. Fizan’a sürgün edilen diğer 83 kişi ile bera­ber 1899’da Trablusgarp’a ulaştı. Onları Fizan’a gönderecek yol parası bulunamadığından Trablusgarp’ta hapsedildiler.

İttihat ve Terakki Partisi’nin girişimleri sonucu bir süre sonra şehir içinde serbest dolaşma izni aldı ve kendisine bazı resmi görevler veril­di.

Kendisiyle birlikte sürgün edilmiş olan Ahmet Ferit Bey (Tek) ile Fransa’ya kaçtı. Paris’te üç yıl Siyasal Bilgiler Oku­lu’na devam etti. Türkçülük fikirleri hayatının bu döneminde ol­gunlaştı. Akçura, Essai sur l’histoire des institutions du Sultanat ottoman (Osmanlı Saltanatı Kurumları Tarihi Üzerine Deneme) adlı tezini vererek okuldan, üçüncülükle mezun oldu.

1903 yılında, İstanbul’a dönmesi yasak olduğu için amcasının yanına Kazan’a gitti ve dört yıl kaldı. Tarih, coğrafya ve Osmanlı Türk Edebiyatı öğretmenliği yaptı.

Kazan’da iken yazdığı ve onu Türk siyasî hayatında meşhur eden Üç Tarzı Siyaset isimli dizi makalesi 1904 yılında Mısır’da yayımlanan “Türk” adlı gazetede çıktı.

Türkçülük akımının ma­nifestosu olarak kabul edilen bu 32 sayfalık makalesinde Akçu­ra, Osmanlı İmparatorluğu’nun tekrar eski gücüne kavuşabilme­si için devletin resmi olarak benimseyebileceği muhtemel üç ana düşünceyi (Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük) tetkik etti.

Üç Tarz- Siyaset, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde devletin bekası için Osmanlıcılık, Türkçülük ve İslamcılık politikalarının uygulanabilirliğini ele almıştır. Makalenin en önemli noktası; dönemin koşulları itibariyle Türkçülük olarak bir politikanın ilk defa ciddi ve kapsamlı bir şekilde dile getirilmesidir. Bu sebeple modern Türk Devleti’nin ideoloğu olan Ziya Gökalp’e fikir babalığı yaptığı yada ona öncülük ettiği söylenebilir.

Türkçülük fikrini yaymak üzere “Kazan Muhbiri” adlı bir gazete çıkardı. Gaspıralı İsmail Bey, Alimerdan Bey, Abdürreşit Kadı İbrahimof gibi Türkçülerle birlikte 1905’te “Rusya Müslümanları İttifakı” adında bir parti kurdu.

Osmanlı Devleti’nde II. Meşrutiyet ilan edilmiş ve Akçura Rusya’daki işlerini tasfiye edip 1908 Ekim’inde İstan­bul’a gelmiştir.

İstanbul’a geldikten sonra Darülfünun’da ve Mülkiye Mekte­bi’nde tarih dersleri verdi.

Bütün ısrarlara rağmen İttihat ve Te­rakki Partisi’ne girmedi. 25 Aralık 1908’de İstanbul’da, Ahmet Mithat, Emrullah Efendi, Necip Asım, Bursalı Fuat Raif, Feyle­sof Rıza Teyfik ve Ahmet Ferit (Tek) ile birlikte Türk Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı.

Bu derneğin kapatılmasından sonra, 18 Ağustos 1911’de Türk Yurdu Derneği kuruldu. Mehmet Emin (Yurdakul), Ahmet Hikmet, Ağaoğlu Ahmet, Hüseyinzade Ali Bey, Doktor Akil Muhtar Bey ile birlikte Yusuf Akçura da kuru­cular arasında yer aldı ve derneğin yayın organı olan Türk Yurdu dergisini 17 yıl boyunca idare etti. Ayrıca 1912’de faaliyete baş­layan Türk Ocağı’nın kuruluşunda da aktif rol aldı.

1918 yılında Rus­ya’daki Türk esirleri kurtarmak için Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kı­zılay) temsilcisi olarak Rusya’ya gitti ve bir yıl kaldı.

1919 yılında yurda döndüğünde arkadaşı Ahmet Ferit (Tek) Bey’in kurduğu siyasî bir parti olan Milli Türk Fırkası’na katıldı. Aynı yılın sonunda İngilizler tarafından tutuklandı. 1920’de ha­pisten çıkınca Ahmet Ferit Bey’in eşi Müfide Ferit’in kız kardeşi Selma Hanım ile evlendi ve Milli Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti.

Hariciye Vekâletinde (Dışişleri Bakanlığı) Genel Müdür olarak görev yaptı. 1923 yılında İstanbul mebusu seçilerek meclise girdi. 1925 yılında Ankara Hukuk Mektebi’nde siyasî tarih dersleri vermeye başladı. 1931 yılında Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşunda görevlendirildi ve ertesi yıl kurumun başına getirildi. 1. Türk Tarih Kongresi’ni yönetti. 1933 Üniver­site Reformu’ndan sonra İstanbul Üniversitesi’nde Siyasî Tarih profesörü oldu.

Kars milletvekili iken 11 Mart 1935’te geçirdi­ği kalp krizi sonucunda İstanbul’da vefat etti; Edirnekapı Şehit­liği’ne defnedildi. ( Yazı, Ötüken yayınları Üç tarz-ı Siyaset önsüzünden alınmıştır )

Tarih Durağı Instagram





-
-

0 yorum:

Yorum Gönderme